The Blog

Family friends pay more
Mayıs 15th, 2017tedarik zinciri yönetimi, Yalın YönetimLütfi Apilioğulları 0 Comments

Kalkınma hepimizin ortak derdi ancak bir noktaya değinmeden edemeyeceğim. Büyük oyuncuların aile üyelerine karşı (kobi) kapsayıcılıktan uzak yaklaşımları.

Geçtiğimiz gün bir yerde malzeme üzerine bir çalışma yaptık. 800 ton olan mevcut HM stoğunun – teknik olarak 50 ton seviyelerinde yönetilebileceğini hesaplamamıza rağmen karşımıza çıkan tek engel tedarikçinin minimum sipariş miktarı konusuydu.

Ülkemizin sanayi gücünü oluşturan birçok KOBİ rekabetçi olabilmek için çevik üretim prensipleri doğrultusunda iş yapmaya çalışıyor. Müşteriden gelen ani ve küçük adetli siparişlere cevap verebilmek için iç süreçlerinde esnek / adaptif olmaya çalışıyorlar ve aynı refleksin tedarikçileri tarafından da gösterilmesini bekliyorlar.

Ancak, Tekel durumunda olan bir çok tedarikçi halen mass production teknikleri ile imalat yapıp, belirli miktarın altında ham madde siparişi kabul etmiyor ya da çok uzun termin zamanları sunuyor (Porter: Tedarikçinin gücü kavramı). Bu durum, KOBİ’lerimizin sektörde daha rekabetçi olabilmeleri açısından karşılaştıkları en büyük engellerden biri olarak gözükmektedir.

Ülkemizin daha rekabetçi olabilmesi için, kişiselleştirişmiş ürünlerin artık vaz geçilmez olduğu günümüz şartlarında öncelikli olarak ana tedarikçilerin Çevik stratejileri geliştirmeleri / uygulamaları gereklidir diye düşünüyorum. Aksi halde mevcut duruma KOBI lerimizin uzun vadeli olarak dayanabilmeleri pek olanaklı gibi durmamaktadır.

Ana tedarikçiler unutmamalılar ki; kobiler olmazsa üretim çöker ve kobiler çevik iken – ana sanayinin yalın olması sürdürülemez. Bu bağlamda tüm tedarik zincirinde çevik olabilmek – bir ülke için son derece önemli bir rekabet avantajıdır kanısındayım.

Leave a Reply


8 − beş =

Affiliates

Follow Me On The Web!

Join Lean Ofis | Turkey

Yalın Yönetim

Lean Ofis | Blog üyelik için

Tesekkürler