The Blog

Firmanız değil, tedarik zinciriniz rekabet ediyor!
Mayıs 25th, 2014Yalın YönetimLütfi Apilioğulları 0 Comments

Değişmeyen tek şey değişim.!

Artık günümüzde ürünün fiyatını üretici değil müşteri belirliyor. Eskiden olduğu gibi üreticiler karlılıklarını artımak için ürün fiyatını artırma gibi bir şansa sahip değiller.

Eskiden “Gelir =Gider + Kar” olan fomül artık “ Kar = Gelir – Gider” halini alarak , kar’ın bir amaç değil sonuç olduğu gerçeğini ortaya koymaktadır. Bu sonucu değiştirmek için ise yapılabilecek yegane şey giderleri azaltmakdan başka bir şey değildir.

Hemen hemen herkesin standart ürünleri yapabildiği ve satmak için pazar bulabildiği günümüz rekabet koşullarında sadece giderlerini azaltabilen (verimli olabilen), inovatif ve hızlı öğrenme eğrisine sahip firmalar ayakta kalacaklardır. İşin bir başka boyutu ise bunu sadece kendi bünyelerinde değil tüm tedarik zinciri boyunca yapmalarının gerekli olacağıdır. Çünkü sizin maliyetinizi belirleyen unsurlar aynı zamanda tedarikçilerinizin de maliyetlerine bağlıdır. Siz ucuza mal ederken – tedarikçinizin pahalıya mal etmesinin size gerçek manada bir yararı olmadığı gibi, tam tersine pazarda ürünüzün rakabetçi olma şamsınıda azaltmaktadır.

Yeni yaklaşım “total cost” kavramında hedef sadece sizin maliyetlerinizin aşağı alınması değil, toplam maliyetlerin (tedarikçi  + üretici) aşağı alınmasıdır. Artık firmaların kendileri değil tedarik zincirinin kalitesi, hızı ve maliyeti rekabet etmektedir.

Bunu bir örnek ile açıklamaya çalışalım.

Bir A firması B firmasından mal tedarik etmektedir.

A firması  (buyer) yıllık 10.000 adet ürün almak istemektedir. Sipariş başına ortalama $100 sipariş verme maliyetine (ordering cost) katlanmaktadır ve yıllık bir adet ürünü elinde bulundurma maliyeti (Holding Cost) ise ortalama $ 10 dır.

Yani; D=10.000, Sb=100$ ve Hc=10$’dır.

Tedarikçi olan B firması (seller) ise her bir siparişi üretmek ortalama $300 ‘lar set-up maliyetine katlanmaktdır.

Yani; Cs=300$’dır.

Şimdi durumu iki aşamalı olarak inceleyelim.

A)     Durum_1: A firması kendi maliyetlerini önemseyerek, tedarikçi maliyetlerini dikkate almayacak ve kendisi açısından en uygun sipiriş miktarını (EOQ : Economical Order Quantity) vererek satın alma sürecini yönetmek isteyecektir.

Bu duruma göre EOQ= 447 adet çıkacaktır.

Yani;  10000 / 447 = 22,3 defa üretici sipariş açılacak (22,3 x 100$) ve tedarikçi tarafında da yine 22,3 defa set-up (22,3 x 300$) yapılacaktır.

B)      Durum_2: A firması sadece kendi maliyetlerini değil toplam tedarik zincirin maliyetlerini dikkate alarak en uygun en uygun sipiriş miktarını (EOQ : Economical Order Quantity) belirleyerek satın alma sürecini yönetmek isteyecektir.

Bu duruma göre ise EOQ= 894 adet çıkacaktır.

Yani;  10000 / 894 = 11,18 defa üretici sipariş açılacak (11,18 x 100$) ve tedarikçi tarafında da yine 11,18 defa set-up (11,18 x 300$) yapılacaktır.

Buradan görüleceği üzere durum B, A’ya göre daha az maliyetlidir. Rakebetçi olabilmek için mutlak suretle tedrikçilerimizin maliyetlerini de göz önün alıp toplam tedarik zinciri maliyetlerine göre süreçleri yönetmeliyiz. Aksi halde kar ettiğimiz sanıyorken, gerçek anlamda kar etmediğimiz ortadadır. Total Cost yaklaşımı EOQ formülünde tedarikçi maliyetlerini de göz önüne alarak hesaplama yapmanız gerektiğini açıkça belirtmektedir.

Leave a Reply


sekiz − = 4

Affiliates

Follow Me On The Web!

Join Lean Ofis | Turkey

Yalın Yönetim

Lean Ofis | Blog üyelik için

Tesekkürler