The Blog

İş ararken öne geçebilmek için sıradışı davranın, emin olmak için iyi araştırın !
Aralık 27th, 2012-İnsan KaynaklarıLütfi Apilioğulları 1 Comments

Bu sene, 2013’de klasik iş arama yöntemlerini bırakın. Binlerce insanın izlediği kariyer sitelerin üzerinden başvuru yapma, headhunter’lara CV gönderme gibi artık sıradan yöntemleri bırakın. Farklı sonuçlar için farklı davranmak gerekir. Gelin bu sene farklı olun ve  farklı sonuçlar elde edin. Nasıl mı ?

Kurt’a sormuşlar. “Ensen neden kalın ?” diye , O ‘da “Kendi işimi kendim yaparım” demiş. Şu bir gerçek ki sizde kendi işinizi kendi başınıza ve yine kendi yöntemleriniz ile aramalısınız. Unutmayın iş ararken siz depresyon geçirirken – umut bağladığınız bir çok kişi de ressesion içindedir.

Anahtar yazı : Öncelikli olarak elinize bir kağıt kalem alın ve başvuruda bulunmak istediğiniz iş için neden uygun olduğunuzu, iş’e alınmanız halinde firmaya nasıl bir katkı sağlayacağınızı, bu iş için ne kadar istekli olduğunuzu ve kendileri ile  tanışmak için randevu talebiniz olduğunu belirten etkili bir yazı hazırlayın. Ne çok uzun ve boğucu, ne de kısa ve yavan olmalı! Nokta atışı olacak şekilde, somut ve gerçekçi olmalı. Bazıları buna ön yazı diyor ancak bence bu biraz daha farklı kapsamda bir yazı olmalı. Standart olmayan, içtenlikle yazılımış, sizin için ilk kilidi açacak bir anahtar gibi olmalı. Bu yazıyı hazırlayın, çıktısını alın, imzalayın ve bekleyin. !

Etkili CV : İkinci iş olarak zaten yapmanız gerektiği gibi bir CV’niz hazır olmalı. Başvuruda bulunacağınız firma’ya göre ingilizce veya türkçe hazırlanmış olmalıdır. Abartılı olmadan ve sizin kim olduğunuzu, hangi alanlarda yetinizin olduğunu CV’yi okuyan kişinin ilk anlarda hemen farkedebilmesine olanak sağlamalısınız. O nedenle CV’lerin ilk yarım sayfasını çok iyi değerlendirin. Sizi tanımlayan kısa bir başlık, temel yetkinlikleriniz ve amacınızı net ibareler ile tanımlayın. Son güncel iş yerinden başlayarak nerelerde, hangi pozisyonlarda ve ne gibi çalışmalar yaptığınızdan bahsedin. Kısa ama etkili cümleler kurun. En alt kısıma da  okuğunuz okulları, katıldığınız eğitimleri ekleyin. Çok abartıya kaçmadan iki sayfa içinde bütün bunları tamamlayarak, göze hoş gelen, iyi organize edilmiş, okunması ve hatırlanması kolay bir CV olmalı. CV’yi hazırlayın, çıktısını alın ve bekleyin. !

Eminim ki buraya kadar olanları birçoğunuz denemiştir. Ne var bunda diyebilirsiniz. Ancak asıl iş bu aşamadan sonra başlıyor.

En hızlı ancak belki de hızına oranla en etkisiz CV transfer yöntemlerinden birisi e-mail yönetemidir. Emek emek, umut ile hazırlamış olduğunuz CV ve ön yazınızı eğer en nihai karar verici kişiye ulaştıramıyorsanız, şansınız büyük oranda gitmiş demektir. Muhtemelen CV’nizi alan danışmanlık firmasından bir kişi bilgilerinizi veritabanı denilen, içinde binlerce CV’nin bulunduğu bir havuza atacak ve ancak bilgisayar sorguları ile düşük bir olasılıkla yeniden ekranda  görünme olasılığını yakalayacaksınız.  Veya CV’niz ciddi bir inceleme yapılmadan orada kalacak, belki bir başkasına forward edilecek ve yine siz geleceğiniz ile ilgili kaderi bir başkasının sizi farkedebilmesi olasılığına bırakacaksınız.

Şimdi ne yapmanız gerekiyor. Amacınız en hızlı ve güvenilir yoldan, karar vericiye CV’nizi ve anahtar yazınızı ulaştırmak ve size randevu vermesini sağlamaktır. Aradaki figuranları doğrudan es geçin. Olur ya da olmaz önemli değil. Ancak olur ise ilk adımdan en yetkili kişiye ulaşmış olursunuz.

Bunun için anahtar yazınızı ve CV’nizi güzelce dosyalayın ve  karar vericiye kargo ile gönderin. Ertesi gün masasında bir kargo poşeti bulmasına olanak sağlayın. Poşeti açtığında sizin anahtar yazınızı ve CV’niz ile ilgilenecek ve eğer özellikleriniz de uygun ise muhtemelen size bir randevu verecektir. (Randevu vermezse bile kaybedecek yine bir şeyiniz yok. Normal prosedür de izlenseydi – sonuç yine aynı olacaktı.)

Bu yöntem klasik iş arama yöntemlerine (kariyer siteleri, firma web sitelerinden doğrudan başvuru, headhunter’lar üzerinden başvuru) göre çok daha hızlı ve etkili sonuçlar almanıza katkı sağlayacaktır.

 

Mülakat : Şimdi işin bir diğer boyutuna geldik. İş mülakatı! Bu aşama eğer kendinizi iyi hazırlarsanız aslında hiçde zor değildir. İş mülakatlarında bir çok klasik soru sorulduğu gibi bazen de daha önce hiç karşı karşıya kalmadığınız sorular ile de karşılaşabilirsiniz.

Örneğin, bize daha önce gerçekleştirmiş olduğunuz bir başarı hikayesini anlatırmısınız. Ya da başvuruda bulunduğunuz iş ile ilgili özel bir konuda “ne gibi çalışmalar yaptınız ?” şeklide bir soru aslında firmanın bir dağa tırmanmak istediğini ve o dağa çıkıldığını ya da çıkılan yolu bilen kişilerden ziyade o dağa bizzat çıkmış, çıkarken zoruklar ile mücadele etmiş ve sonunda zirveye ulaşmış birilerini aradığı anlamına gelir. O nedenle firmanın içinde bulunacağı sorunları ve çözüm önerilerinizi çalışarak mülakata gidin.

Başka bir tuhaf soru olarak “ Elinizde imkan olsaydı ve bir saat’lik süre içinde Dünya’da (gelmiş geçmiş veya yaşayan) kiminle bir yerlerde oturup konuçşmayı istediniz ?”  şeklinde bir soru gelebilir. Burada daha önceden yaşamış, ölmüş insanları söylemeniz sizin biraz gerçekçilikden uzak olduğunuz anlamına gelebileceği gibi, söylediğiniz kişinin özelliklerine görede karekteriniz hakkında da ip uçları vermiş olursunuz. Bu durumda cevabınızı firmanın iş koluna, hedeflerine ve nasıl bir lider aradığı özelliklerine bakarak vermenizde fayda vardır.

Kendinizi üç kelime ile tanımlarmısınız, imkanınız olsa Dünya’da ilk neyi değiştirmek istediniz, bu işi yapmasaydınız hangi işi yapardınız gibi bir çok farklı soru gelebilir. Bu gibi sorulara içten ve kısa yanıtlar vermek üzere kendinizi hazırlayın.

Mülakat’lar her zaman iki yönlüdür. Unutmayın iş anlaşması yapmak üzere bir araya geldinz. Ancak genelde iş görüşmelerinde mülakatı yapan kişi size “herhangi bir sorunuz varmı ?” diye sorduğunda , genelde şimdilik yok derseniz  “yeterki beni işe alın inanın hiç sorum yok” mesajı vermiş olursunuz. Unutmayın bir iş mülakati yapıyorsunuz, sadaka istemiyorsunuz. Kariyerinizi, gelecek dönem ki patronunuzu ve iş arkadaşlarınızı belirleyeceksiniz. Elbette sorularınız olacak, hem de en can alıcı şeklilde. Nasıl mı ?

Büyük oranda iş yerleri ve mülakatı yapanlar sizden referans isterler. Bu çok doğaldır ve olağandır. Sizde aynı şekilde direkt bağlı olarak çalışacağınız kişiden referans talebinde bulunun. Geleceğinizin iki dudağında olduğu amiriniz nasıl birisidir ? İyi huylu, sevecen, ekibini koruyan olgun bir lider mi , yoksa atlara eşek müamelesi yapıp, deve misali iş bekleyen astığı astık, kestiği kestik bir despot mu ? Eğer bunları öğrenmeden işe başlarsanız emin olunki en kısa zamanda bu yazıda yazıklarımı en başından itiaberen yeniden yapmak zorunda kalırsınız. Hatta bir adım daha ileri gitmek gerekir kanaatimce (özellikle üst düzey pozisyonlarda). Kimler ile çalışacağınızı, diğer departman yöneticilerini de tanımak için ön araştırma yapın. Patronunuz çok iyidir ancak iş arkadaşlarınız patronunuzun dahi söz geçiremeyeceği çılgın,küstah ve çekilmez bir tip olabilir. Çok insan tanıyorum iş yapmakdan başka gayleri olmadığı halde sırf insanların garip ego’ları, ihtirasları karşısında savaşıp, mücadele etmek istemedikleri için işlerini değiştiren. Aslında ne gariptir ki iş yerleri bu tür insanları iş yerinden göndermek yerine, iş yerlerinin savaş alanı gibi kalmasına izin verirler ve bu tarz insanlar ile çalışabilecek, anlaşmazlıkları idare edebilecek kişiler ararlar. O nedenledir ki bir çok kurumda “ iletişim eğitimleri” başlığı altında bir çok eğitimler aldırılır.

Evet, iş başvurusu ayrı bir süreç, işe girebilmek ayrı ve işte kalabilmek de ayrı birer süreç. İlk adım için sıradışı olun, ikinci adımda da bir sonraki adımda sorunlar yaşamamak için dersinizi iyi çalışın ve öğrenmeniz gereken herşeyi öğrenerek işe başlayın. Sadece bereber çalışacağınız yöneticinin niteliğine göre değil, aynı zamanda firma ve diğer yönetim ekibi hakkında da araştırma yapın.

Zor bir dönemde yaşıyoruz. Malesef iş dünyasında kimse sütden çıkma ak kaşık değil. Devlet dairelerine vermiş olduğunuz en küçük dilekçeye bile cevap gelirken, bugün başvuru amaçlı gönderilen CV’lere bırakın yanıt gelmesini – akibetleri bile tartışılır. Herkes kendi tarafından bu olaya farklı şekilde bakabilir, haklılık gerekçelerini belirtebilirler. Bir İK’cı ya da karar verici iş veren konumunda iken farklı, iş ararken daha farklı olabiliyor. Ve maalesef bu durumuda değiştirmek için fazlaca şansınız yok – kendi yapacaklarınızdan başka. !

'One Response to “İş ararken öne geçebilmek için sıradışı davranın, emin olmak için iyi araştırın !”'
  1. Ekin dedi ki:

    Gerçekten çok etkili ve yararlı bir yazı olmuş. Emeğinize bilginize sağlık..

Leave a Reply


dokuz − 4 =

Affiliates

Follow Me On The Web!

Join Lean Ofis | Turkey

Yalın Yönetim

Lean Ofis | Blog üyelik için

Tesekkürler