The Blog

Stratejik Planlama / PESTEL-Porter-Swot(AHP)
Eylül 16th, 2014-Yalın Altı Sigma, Yalın YönetimLütfi Apilioğulları 0 Comments

Strateji kelimesi bu aralar oldukça sık kullanılan kelimelerin başında gelmektedir. Bir çok şirket ya kurumda, “strateji tartışma” ya da “strateji belirleme” ana teması adı altında, geniş katılımlı toplantılar, beyin fırtınaları düzenlenmektedir. Genel itibarı ile SWOT analizi dediğimiz, firmanın güçlü / zayıf yönleri ile fırsatlar / tehditlerin listelendiği, daha sonra ise bunların gruplanarak yayımlaması şeklinde yürütülen bu yöntem hemen herkesin kullandığı en basit/güncel stratejik analiz yöntemlerinden biridir.

Peki, SWOT, stratejik planlama sürecini etkin bir şekilde yapabilmek için tek başına ne kadar yeterlidir ?

Yönetim biliminde strateji, “bir organizasyonun amacına ulaşmak için izleyeceği yollar”, olarak tanımlanır. Organizasyon ise, “ aynı amaç için gönüllü olarak bir araya gelmiş topluluk”,  anlamına gelmektedir. Buradaki sihirli kelime “amaç” dır.

Firmaların içinde bulundukları pazarlar önce “yerelden – bölgesele”, sonra da “bölgeselden – küresele” doğru inanılmaz bir hız ile gelişmektedir. Bu seyir içinde, savrulmadan kalıp – dirençli bir şekilde ayakta kalabilmek ve amaçlarına ulaşabilmek için hem kontrol edebilecekleri (içsel) – hem de kontrol edemeyecekleri (dışsal) tüm faktörleri göz önünde bulundurup gereken yol haritasının çıkarılması gereklidir. Bu nedenle işletmeler iç ve dış çevre faktörlerinin analizine bağlı olarak, dış çevreden kaynaklanan fırsat ve tehditlere; işletmenin varlık ve yeteneklerinin sağladığı üstünlük ve zayıflıklar temelinde stratejiler geliştirmelidirler.

Yeni girilmesi düşünülen bir pazardaki politik dengeler, mevcut iyi giden pazardaki savaş, terör sorunları, OPEC ülkelerinin petrol, enerji piyasasına olan müdahaleleri, iklim değişimi temasının etkisi ile gelen çevreci ürün baskısı, gelişmekte olan ülkelerdeki büyüme oranları ve bunun döviz paritesine etkisi, sosyo kültürel yaşamdaki değişkenlik, yeni yasal düzenlemeler gibi, firma tarafından kontrol edilmesi mümkün olmayan dış / makro faktörlerin göz önüne alınması ile birlikte aynı şekilde sektördeki rakipler, tedarikçiler, yeni oyuncuların girme olasılığı ya da ikame ürünlerin tehditleri de iyice irdelenmelidir.

Bu bağlamda, gerekli stratejinin belirlenebilmesi için önce küresel (makro seviye), sonra bölgesel (endüstri seviyesi) ve en sonrada yerel (firma seviyesi) olarak analizlerin yapılması gereklidir.


1) PESTEL : Makro seviye analiz.

PESTEL yöntemi makro seviye stratejik analiz sürecinde çok sık kullanılan bir araçtır. Firmanın ve sektörün, dış ortamlardaki ve firma tarafından kontrol edilmesi mümkün olmayan değişkenliklerden dolayı, nasıl-ne derece etkilenebileceğinin irdelenmesi sürecidir.

  • Politik faktörler: Dünya genelinde, ülkelerin izledikleri politikaların, savaşların ya da krizlerinin endüstriye olabilecek etkilerinin analiz edilmesi sürecidir. Ukrayna krizi, Arap baharı, vs.
  • Ekonomik faktörler: Gelişmekte olan ülkelerin büyüme oranları, BRIC ülkelerinin dünya ekonomisi üzerine olan etkileri, petrol, enerji piyasaları, kur piyasaları, vs.
  • Sosyo kültürel faktörler: Firmaların sosyal sorumluluk projeleri, toplumların beklentileri, kentleşmenin artması, vs.
  • Teknolojik faktörler: Teknolojinin üretim / üretme yeteneği üzerine olan etkisi, ham madde/doğal kaynaklara daha kolay, ucuz ulaşma imkanı, hız, müşteri beklentilerindeki değişim, vs.
  • Çevresel faktörler: İklim değişimi, Kyoto protokolü, sürdürülebilirlik endeksi, yenilenebilir enerji kaynakları, alternatif enerji ve geri dönüşüm.
  • Yasal faktörler: Artan iş sağlığı ve güvenliği yasaları, maden, gemi inşa, ağır sanayi gibi sektörlerdeki yeni iş kuralları, çalışma süreleri, vs.


2) PORTER 5 Kuvvet Analizi: Endüstri seviyesi analiz.

Rekabetçi politikalar üretebilmek için firmaların içinde bulundukları sektörün, mikro seviyede analizini 360 derece yapmaları gereklidir. Porter 5 kuvvet analizi sektör seviyesinde, rakipler, satıcılar, alıcılar, ikame ürünler ve potansiyel yeni oyuncular açısından süreçlerin irdelenmesinde kullanılan oldukça etkin bir araçtır.

  • Potansiyel yeni oyuncu: Sektör içinde olmayan ancak girme hazırlığı içinde olan firmalar, olası durumda sektör kapasitesinin ne kadar artacağı ve firma pazar payının küçülme riskleri.
  • Müşterilerin satın alma gücü: Sektör içinde müşteriler tarafında yapılabilecek iş birliği, satın alma güçlerinin birleştirilmesi ve bunun firma satış politikaların olan yansıması.
  • Tedarikçilerin birleşme gücü: Özellikle monopol ya da buna yakın, kısıtlı tedarikçinin olduğu sektörlerde, ham madde/ malzeme tedariğinde tedarikçiler tarafından uygulanabilecek iş birliğinin – firma operasyonel / finansal süreçlere olan etkisi.
  • İkame ürünler tehditi: Pazara sunulan ürüne muadil ya da dahi iyi bir ürünün gelerek, mevcut ürünün Pazar payını alma riskleri (dijital fotoğraf manikalarının , fotoğraf makinesi film ‘inin yerine alması gibi /kodak*)
  • Rakipler arasında rekabet: Sektör içinde ki diğer mevcut oyuncuların , yaşam ya da yok etme anlamında verdikleri mücadelelerin analizi ve firma süreçlerine olası etkileri.


3) SWOT & AHP: Firma seviyesi analiz.

Stratejik yönetimde fırsat ve tehditler ile üstünlük ve zayıflıkları değerleyen analizler arsasında en çok kullanılanı, uluslararası ifadesi ile “SWOT” (Strenghts, Weaknesses, Opportunities, Threats) analizidir. Türkçe olarak güçlü yönler, zayıf yönler, fırsatlar ve tehditler olarak da adlandırılan bu yöntemin asıl amacı içsel ve dışsal faktörlerin net olarak belirlenerek, alternatif stratejilerin geliştirilmesidir.

Ancak bu yöntem ile faktörlerin büyüklüğü ya da öneminin plana ya da stratejiler üzerindeki etkisi sayısal olarak gösterilememektedir. Aynı şekilde SWOT analizi çoğunlukla nitel bir temelde yapıldığı için, bu analizin planlama sürecinde yer alan uzmanların yeteneklerine bağlı bulunmaktadır. Ancak planlama sürecinin çok sayıda ölçütleri içermesi ve bu ölçütler arasında ilişkiler bulunmasından dolayı bazen karmaşık olmakta ve bu durumda SWOT analizinin ölçme ve değerlendirme boyutu yeterli olmamaktadır. Bu nedenle SWOT analizinin bu eksikliği AHP yöntemleri ile desteklenip giderilmeye çalışılmıştır.

Analitik hiyerarşi proses (AHP), çok ölçütlü problemlerin modellenmesi ve yapılandırılmasında etkili bir tekniktir. AHP tekniği ile SWOT analizinin birleştirilmesi SWOT analizinin içermiş olduğu stratejik faktörlerin analitik olarak önem derecelerinin belirlenmesi, öncelikledirilmesi mümkün hale gelmektedir.

Leave a Reply


− dört = 0

Affiliates

Follow Me On The Web!

Join Lean Ofis | Turkey

Yalın Yönetim

Lean Ofis | Blog üyelik için

Tesekkürler